
Siyaset arenasında bazen tek bir cümle, sayfalar dolusu analizden çok daha ağır bir tokat etkisi yaratır. Bugünlerde Ankara’nın o loş siyasi koridorlarında, tam da böyle bir cümlenin yankısı var.
Gündemin ekonomik krizler, geçim derdi ve dış politika ile meşgul olması beklenirken; ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kendi iç dinamikleriyle, daha doğrusu kendi iç ‘savaşlarıyla’ boğuşması, parti tabanında inanılmaz bir kırılma yaratıyor. Tam da bu kırılma noktasında, CHP seçmeninin hislerine tercüman olan usta kalem Yılmaz Özdil, sessizliği adeta yırtan o sert çıkışıyla gündemin seyrini tamamen değiştirdi. Yangın artık sadece alt kademelerde veya belediye koridorlarında değil. Alevler çatıya ulaştı.
Özdil’in yaptığı o kritik, “Bu iş adım adım genel başkana, partinin kurumsal kimliğine gidiyor” uyarısı aslında yaklaşan fırtınanın en net radarı. Peki bu ne anlama geliyor? Parti içinde bitmek bilmeyen tüzük tartışmaları, kurultay fısıltıları ve belli başlı aktörlerin kapalı kapılar ardındaki güç denemeleri, artık şahısları aşmış durumda. Hedefte doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi’nin o sarsılmaz kurumsal yapısı ve Genel Başkanlık makamının ağırlığı var. Siyasette kurumsal kimlik bir kez zedelendiğinde, o otorite boşluğunu doldurmak yıllar alır. Özdil tam olarak bu otorite erozyonuna parmak basıyor.
İşin çok daha acı ve seçmeni asıl sarsan boyutu ise Özdil’in ikinci cümlesinde gizli:
“Sizin şahsi hesaplarınız yüzünden 100 yıllık kurucu parti imha olmak üzere.” Çok ağır bir itham. Ama bir o kadar da sokağın gerçeği. Düşünün; bir yanda ekonomik sıkıntılarla boğuşan, sandıkta bir umut ışığı arayan milyonlarca seçmen… Diğer yanda ise yaklaşan ilk genel seçimler öncesi kendi şahsi ikbalini, “Kim cumhurbaşkanı adayı olacak?”, “Partiyi kim yönetecek?” hesaplarını her şeyin önüne koyan bir siyasi elit tabakası.
Özdil’in “imha” kelimesini özenle seçmesi kesinlikle tesadüf değil. 100 yıllık Cumhuriyet mirasını sırtında taşıyan kurucu irade, dışarıdan gelen siyasi rakiplerin darbeleriyle değil; bizzat içerideki o bitmek bilmeyen şahsi hırslar, ego savaşları ve dar grupçu anlayışlar yüzünden temelden sarsılıyor. Tabanın oylarıyla kazanılmış belediyelerin birer güç merkezine dönüştürülmesi çabası, ana muhalefetin o bütüncül ve kapsayıcı yapısını adeta içeriden çürütüyor.
Kaynak:HABER MERKEZİ
